Davos 2026’da Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in Konuşmaları Ne Anlatıyor?
KÜRESELLEŞMENİN SONU, JEO-EKONOMİK BLOKLAR ÇAĞININ DOĞUŞU
1. Giriş: Davos 2026, Küreselleşme Tartışmasının “Sert Eşiği”
Davos 2026 konuşmaları, küreselleşmenin “geri çekilmesi”nden çok yeniden tanımlanmasına işaret ediyor: serbest ticaretin ideolojik üstünlüğünün zayıfladığı; devlet kapasitesi, güvenlik ve egemenliğin ekonomik alana yeniden baskın biçimde girdiği bir dönem.
Bu dönüşümün iki farklı “manifestosu” Davos’ta aynı haftada sahne aldı:
Bu iki söylem birlikte okunduğunda, “hiper-küreselleşme”nin (maliyet minimizasyonu, en ucuz emek, maksimum entegrasyon) yerini jeo-ekonomik bloklar, seçici entegrasyon ve egemenlik-odaklı karşılıklı bağımlılık mantığının aldığı görülüyor.
2. Konuşmaların Metinsel Özeti
2.1. Mark Carney: “Kurallara Dayalı Düzen Bitiyor; Orta Güçler Yeni Düzen Kurabilir”
Carney’nin konuşması üç eksen üzerinde ilerliyor:
Carney’nin küreselleşme anlayışı:
2.2. Howard Lutnick: “Küreselleşme Başarısız Oldu; Egemenlik Ekonomisi Geri Döndü”
Lutnick’in Davos panelindeki beyanları daha çatışmacı ve “reçete” dili daha sert:
Lutnick’in küreselleşme anlayışı:
3. Kavramsal Çerçeve: “Hiper-Küreselleşme”den “Jeo-Ekonomik Bloklar”a
Carney ve Lutnick’in ortaklaştığı temel nokta: kuralsızlaşma ve güç politikası geri döndü. Ayrıştıkları nokta: bu dönüşümün yönetimi.
Bu ayrım, küreselleşmenin yeni formuna dair iki senaryo üretir:
Bu ikili yapı, literatürde “jeo-ekonomik parçalanma” tartışmalarıyla uyumludur. IMF’nin parçalanma ve ticaret örüntülerindeki kaymayı inceleyen çalışmaları bu çerçeveyi destekler.
4. Yeni Ekonomik Düzen: Devlet Kapitalizmi, Sanayi Politikası ve Egemenlik Ekonomisi
4.1. “Sanayi Politikası” artık istisna değil, ana akım
Lutnick’in metninde sanayi politikası açık bir norm haline gelir:
İlaç ve yarı iletken gibi alanların offshore edilmesi “egemenliğe aykırı”dır.
Carney ise daha dolaylı biçimde “stratejik özerklik” inşasını ve devletlerin kapasite üretmesini meşrulaştırır.
Davos 2026 söylemleri, küreselleşmenin “piyasa-öncelikli” biçiminden “devlet-öncelikli” biçimine geçişi teyit ediyor: rekabet artık yalnız firmalar arasında değil, devletlerin endüstriyel ekosistemleri arasında.
4.2. Ticaret-güvenlik bağının kurumsallaşması
Lutnick’te “egemenlik sınırlar ve stratejik üretim kapasitesi” şeklinde çok net bir bağlantı kuruyor.
Carney’de bu bağlantı daha normatif: egemenlik ve ülke bütünlüğü “yeni düzenin değerleri” arasında sayılıyor.
5. Bölgeselcilik: “Küresel Pazar”dan “Müttefik Ağları”na
Küreselleşmenin yeni yönü, klasik bölgesel ticaret anlaşmalarından daha ileri bir şeye evriliyor: müttefik temelli ekonomik mimari.
Sonuç: Bölgeselcilik artık coğrafi değil; jeopolitik-uyumlu kümelenme (alignment-based regionalism).
6. Tedarik Zincirleri: “En Ucuz”dan “En Dayanıklı”ya
6.1. “Verimlilik” paradigmasının sonu
Lutnick’in eleştirisi doğrudan verimlilik paradigmasına yöneliktir: en ucuz emek ve offshore, “işçiyi geride bırakmıştır.”
Carney de “hoş bir hikâyenin bittiğini” söyleyerek aynı paradigmanın siyasal zemin kaybını teslim eder.
6.2. Dayanıklılık-verimlilik takası
OECD’nin tedarik zinciri kırılganlıkları ve ekonomik güvenlik vurgulu çalışmaları, “resilience agenda”nın kurumsal zemine oturduğunu gösterir.
IMF literatürü de parçalanma senaryolarının refah/etkinlik maliyetleri ile dayanıklılık hedefleri arasındaki gerilimi modelliyor.
Tedarik zinciri, artık “lojistik” değil; stratejik egemenlik altyapısıdır.
7. Küresel Kurumların Rolü: WTO/çok-taraflılık “Azalıyor mu, Dönüşüyor mu?”
Carney: “kurallara dayalı düzen zayıflıyor” diyerek mevcut kurumların etkinlik kaybını kabul eder; ama çözümü yeni koalisyonlarla kuralları yeniden üretmekte görür.
Lutnick: WEF’in temsil ettiği küreselci çizgiyi hedef alarak daha “kurum-şüpheci” bir yaklaşım sergiler.
Bu tartışma WTO reformu tartışmalarıyla aynı hatta ilerliyor: ticaretin “silahlaşması” (weaponization) ve kuralların güncellenmesi ihtiyacı, özellikle Avrupa kanadında yoğun biçimde dile getiriliyor.
8. Karşılaştırmalı Söylem Analizi: İki Konuşmanın “Küreselleşme Teorisi”
8.1. Ortak zemin
8.2. Ayrışma
8.3. Birlikte okunduğunda ortaya çıkan resim
Küreselleşme artık:
9. Küreselleşmenin Nereye Evriliyor?
Davos 2026’da gündeme gelen söylemler, küreselleşmenin sona ermediğini; fakat “hiper-küreselleşme”nin meşruiyetini kaybederek jeo-ekonomik bloklar çağının içine evrildiğini gösteriyor.
Bu yeni çağın 6 yapısal özelliği:
10. Sonuç ve Politika Çıkarımları
Carney-Lutnick ikiliği, aslında yeni dönemin ana gerilimini özetliyor:
Bu, yatırım ve risk değerlendirmesinde üç pratik sonuç üretir:
Kaynakça
4. Reuters. Lutnick expects US first quarter growth above 5%, warns EU against retaliation (20 Jan 2026).
5. Reuters. Canada’s Carney to visit Australia in March… (24 Jan 2026) – Carney’nin Davos mesajının bağlamı.
6. Newsweek. US Tells Davos: Globalization Has Failed Us (Jan 2026).
7. IMF Working Paper (2025). Demystifying Trade Patterns in a Fragmenting World.
8. IMF Working Paper (2025). Supply Chain Diversification and Resilience.
9. WTO (2025). Global Trade Outlook and Statistics 2025.
10. OECD (2025). Economic Security in a Changing World.
11. OECD (2025). OECD Supply Chain Resilience Review.
12. Chatham House (2025). The decline of the West and the rise of “the Rest” …