Logo
Çağ Üniversitesi
23.05.2020

KORONA VİRÜSÜN KÜRESELLEŞMEYE YANSIMALARI

Oktay EVLÜCE tarafından

KORONA VİRÜSÜN KÜRESELLEŞMEYE YANSIMALARI

Koronavirüs güncel adıyla ‘’COVID-19’’ hastalığı 2020'nin ilk çeyreğinden itibaren Dünya çapına yayıldı ve küresel tehdit haline geldi. Koronavirüs viral hastalık olduğu için milyonlarca insana bulaştı ve yüzbinlerce insanın ölümüne neden oldu. Birçok bilim adamına göre, virüsün çıkış noktasının Çin’in Wuhan kentindeki hayvan pazarından kaynaklandığı ve çeşitli cansız hayvanların bir arada satılmasından dolayı virüs reaksiyona uğrayarak tüketim nedeniyle insanlara bulaştığı biliniyor. Hastalığın hangi tür hayvandan insana bulaştığı kesin olarak kanıtlanamasada yarasa ve pangolin tüketiminden kaynaklandığı ilk günden beri sosyal medyad mecralarında tartışıldı. Ayrıca, Çin'in alışık olmadığımız yiyecek kültürüne sahip olması, Çin ve Dünya için bir küresel sorun haline geldi. Bu makalenin yazım amacı koronavirüsün küresel açıdan ekonomi, çevre, eğitim ve küresel dayanışmaya olan yansımalarıdır. Bu çerçevede, viral hastalıkların, Dünya siyasetine olan krizlerini öngörebiliriz.

  1. Koronavirüs nasıl ortaya çıktı?

Aralık 2019'da Dünya Sağlık Örgütü, Çin'in Wuhan şehrinde zatürre hastalığının (Pnömöni) artışı olduğunu kamuoyuna bildirmiştir. Buna bağlı olarak, zatürre artışlarının koronavirüs kaynaklı olduğunu ortaya çıkarmışlar ve bu bağlamda Çinli doktorlar ve bilim adamları Asya kıtasındaki insanlara yeni virüs tipi olan korana virüsün bulaştığını kamuoyuna duyurmuştur. Virüs haliyle Çin merkezli ortaya çıkmış, Çin'den sonra hastalığa sahip olan ikinci ülke 13 Ocak itibariyle Tayland olmuştur. Virüsün çıkış noktası kesin olarak kanıtlanamamış fakat hayvan pazarı kaynaklı olduğu güçlü bir şekilde dile getirilmektedir. Hastalığın Asya'dan diğer kıtalara yayılması nedeniyle, Dünya Sağlık Örgütü, 20 Ocak 2020 itibariyle virüsü pandemi hastalık olarak ilan etmiştir. Bilindiği gibi, pandemik hastalık, tıp adıyla Dünya çapına yayılması anlamına gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus’un açıklamalarına göre, 21 Mayıs tarihi Dünya çapında vaka sayısının en fazla olduğu ve vaka sayısında ki artışın, ülkelerin, normalleşme sürecine girmesi ve virüse karşı tedbirlerin azaltılmasından dolayı  gelecekte vaka sayılarının artacağını bildirmiştir.

  1. Salgın hakkında ki diğer iddialar

ABD teorisyenlerine ve bilim adamlarına göre, yeni koronavirüs, zayıf önlemler ve süreçler nedeniyle Wuhan Viroloji Enstitüsü'nde oluşturulduğu ve bazı amaçlar doğrultusunda Çin tarafından stratejik olarak laboratuardan dışarıya sızdırıldığı iddia edilmiştir. Bu bağlamda, Çin'in koronavirüsü biyolojik bir silah olarak kullandığı söylentiler arasına girmektedir. Daha önemlisi, Çin komünist hükümeti koronavirüsün kökeni hakkındaki bilgileri sakladığı söylentiler arasındadır. (Barclay, 2020). Ayrıca, Steve W. Mosher'e göre, ‘’Wuhan Viroloji Enstitüsü güvenilir değildir ve Wuhan Laboratuvarı'ndan sorumlu yetkililere güvenilmemesi gerektiğini düşünüyor (2020).’’ Bunların aksine, Wuhan Laboratuvarı'ndan sorumlu kişilerce, laboratuvarın AB ve ABD'deki en yüksek biyo-güvenlik standartlarına sahip olan laboratuvarlarla aynı ilerleme ve resmi koşullara sahip olduğunu söylemektedirler. Dahası, bir ön bilimsel makale bunun yeni bir virüs olduğunu ve insanlar tarafından yaratılma olasılığının olmadığını göstermektedir (Andersen, 2020). Bu iddialar sonucunda, koronavirüs, küresel alanda özellikle, ABD ve Çin arasında şüpheci politikalar yaratmış ve gelecekte küresel anlamda  virüs kaynaklı politik sorunlar ortaya çıkabileceği ön görülmektedir.

Ek olarak, SARS virüsü, koronavirüs benzeri bir salgın hastalık olarak bilinir. SARS virüsü’de ilk olarak 17 yıl önce Çin'de görülmüştür ve birçok ülkeye koronavirüs gibi yayılmıştır. Çoğunlukla Çin, Tayvan, Singapur, ABD ve Kanada gibi ülkelerde görülen bu salgın, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Hastalık Kontrol Merkezi de (CDC) dahil olmak üzere birçok yerel ve küresel dernek ve kuruluşun yoğun iş birliğiyle aşıldı. Bu virüs tipi Türkiye'de görülmedi, ancak Dünya’da covid10 gibi ciddi bir tehdit oluşturdu. Peki, koronavirüs neden SARS hastalığında olduğu gibi günümüzde küresel olarak bir çözüme kavuşturulamadı?

COVID-19 ilk ortaya çıktığında düşük ölüm seviyelerine ve Dünya çapında zayıf bir yayılmaya sahip olacağı söyleniyordu. Bu açıklamalar, koronavirüsün küresel anlamda yayılmayacağı fikrine neden oldu. Çünkü, Avrupa Birliği ve İran gibi ülkeler, hastalığa karşı tedbirleri ülke içerisinde vaka sayısı görünene uygulamadı. Örneğin, İngiliz hükümeti Covid-19 virüsünün ilk teşhis sürecine kadar herhangi bir uygulamada bulunmadı. Bu durum virüsün serbest şekilde halk arasına yayılmasına ve vaka sayısının hızlı bir şekilde artmasına neden oldu. Ayrıca, İngiltere başbakanı Boris Johnson’un virüs açıklamaları, İngiltere halkı için kabul edilemez nitelikteydi, zaten bunun sonucunda da kendisi covid-19 hastalığına yakalandı.

Çinin hemen ardından virüsün merkezi Avrupa Birliği olmuştur. Özellikle, İtalya, Rusya, İspanya, Fransa, Almanya ve yukarıda belirtildiği gibi İngiltere'de ciddi vaka sayıları görülmüş ve yaşlı nüfusun ölümü hızlı şekilde gerçekleşmiştir. Hemen ardından hastalığın en çok görüldüğü ikinci bölge ABD olmuştur. Bu sayede, ABD diğer ülkelere nazaran güncel koronavirüs tablosuna göre hastalığın merkezi haline gelmiştir. Ne yazık ki, birçok devlet ve uluslararası sistemin kontrolü altında ki kurum ve kuruluşlar sürece karşı çözüm üretemedi. Bana göre virüs, uluslararası sistemin bir açığı olarak stratejik ve güvenliği tehdit eden yeni bir hareket oldu. Fakat, ülkemiz açısında ele alındığında, sürecin en iyi şekilde tayin edildiği göz ardı edilemez. Özellikle, salgın ileri seviyelere ulaşırsa, Türkiye'de sağlık sisteminin Amerika ve Avrupa'da olduğu gibi çökeceği söylendi, fakat Sağlık Bakanlığının almış olduğu ilk kararlar neticesinde diğer ülkelere nazaran ülkemizde iyi bir sağlık sektörünün olduğu ve bilim alanında Batıya kıyasla iyi adımlar atıldığı görülmektedir. Bu adımlar, Türkiye’nin sağlık alanında başarısıdır. Fakat toplum bilinçsizliği ileri dönemlerde yapılan bu çalışmaların heba olmasına neden olabilir. Sonuç olarak, diğer ülkeler tarafından alınan geç tedbirler hastalığın tüm ülkelere yayılmasına neden olmuştur (Çetin, 2020). Koronavirüs, sağlık alanında iyi ülkeler ve yetersiz ülkeler arasında güç boşlukları yaratacak ve yetersiz yönetim salgının yoğunluğu nedeniyle birçok ülke sürece hazırlıksız yakalamıştır.

  1. Koronavirüsün Küresel anlamda ekonomiye yansıması

Bu süreçte en önemli noktalardan biriyse küresel ekonomidir. Koronavirüs ortaya çıktığından itibaren Çin ve Dünya ekonomisi derinden etkilendi. Kriz, 2020'nin ilk iki ayında Çin için bir kâbus oldu. Ülkenin ekonomik krizi, Çin'in 15. Cumhurbaşkanı olan Mao’nun 50 yıl önceki ölümünden sonra ekonomisine nazaran daha kötü olacağı ön görüldü. Temel olarak, Çin aldığı sosyal mesafe tedbiri yüzünden üretimi yüksek ölçekte durdurdu, virüsün Çin den uzaklaşmasıyla birlikte üretim yavaş bir şekilde tekrardan başladı fakat ilk çeyrekte durağan bir ekonomiye neden oldu. Çin menşeili üretimin durması ve havayolu taşımacılığının askıya alınması nedeniyle, varil petrol fiyatları 20 dolar seviyelerine kadar indi. Bu durum petrol üreten birçok ülke için ekonomik açıdan sıkıntı yarattı.

Bildiğimiz gibi Rusya ekonomik anlamda birkaç dönemdir zorluklar çekiyor. Özellikle, Rusya'nın Dünya’da önemli bir petrol üreticisi konumunda yer alması bu dönemde Rusya için kriz niteliğinde. Rusya'nın ek borçlanmaya gidiceği tahmin ediliyor. Ayrıca, Rusya’nın Orta Doğu politikası virüs nedeniyle sekteye uğrayabilir. Rusya, Orta Doğu politikasından çok zor bir ihtimal olsa da bölgeden çekilme ya da yumuşatmak zorunda kalabilir. Ayrıca, bu çekilme Avrasya politikasına daha çok eğilim vermesine neden olabilir. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyeleri üretim kesintileri için ortak kararlar vermedikçe fiyatlar düşmeye devam edecek. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri petrol üretimini artırmaya karar verdiler. Bu kararlar, Dünya çapında etkili bir petrol fiyatı düşüklüğüne sebep oldu. Ek olarak, yüksek petrol üretim gelirlerine ihtiyaç duyan Irak, Nijerya ve Cezayir gibi ülkeler düşük fiyatlara dayanmaları hayli zor olduğu tahmin edilmektedir.

Koronavirüs dönemini ABD bazından ele alacak olursak, bilindiği gibi Soğuk Savaş sonrası küresel çapta Dünya ekonomisini elinde tutan Amerika’nın, koronavirüs sonrası artan ekonomik krizler, yoğun derecede artan işsizlikler ve Borsa’nın alt üst olması nedeniyle, gelecekte ekonomik önderliği elinden kaybetmesine neden olacaktır. D. Trump dönemine denk gelen bu kriz, gelecekte seçimde D. Trump’un koltuğundan olmasına neden olacak mahiyettedir.Ayrıca, borsadaki keskin dalgalanmalar yatırımcıların ülke içerisinde trilyon dolar kaybetmesine neden olmuştur. Doların ortaya çıkaracağı ekonomik güvensizlik nedeniyle AB ülkeleri virüs sürecinden en az şekilde zarar etmek istiyor. Hali hazırda virüs, tedarik zincirlerini, hava-kara-deniz taşımacılığını, turizm ve tüketici talebini etkiledi. Arz ve talep yetersizliği ülkelerin neden düşük faiz oranlarına gittiğini gösteriyor (Yıldızoğlu, 2020). Standard & Poor’a (S&P) göre, yeni tip koronavirüs, bu yıl ekonomide küresel bir durgunluğa neden olmaktadır (Zengin, 2020).

AB açısından ele alındığında, AB’nin genel ekonomi anlayışı neo-liberal politikalar üzerine kurulu olduğundan ve Çin'de ilaç üretiminin zayıflamasından dolayı kaynaklanan AB'de ki ilaç yetersizliği vb. gibi durumlar Çin’e olan güvenin ticari anlamda azalmasına ve benim fikrime göre gelecekte Türkiye-AB ilişkilerini kısa vadede ticari anlamda geliştirebilir. Bu sayede, Türkiye AB ilişkileri tekrardan yenilenebilir. Diğer yandan, günümüzde şüphe konusu olan Avrupa Birliği’nin sonu nereye gidiyor sorusunun cevabı koronavirüs ardından  AB'nin çatlak bir zemine sahip olduğunu düşündürebilir fakat, AB’nin bu derecede eleştirilmesi koronavirüsün neticesinde değil, kısa bir süre önce de konuşulduğu gibi derin problemlere sahip olduğundandır. Brexit’te görmüş olduğumuz süreç açık bir şekilde ortadadır. Sonuç olarak, AB’nin korona imtihanı yetersiz kalmış ve kriz AB ülkeleri için bir test olmuştur. Çünkü, bilindiği gibi Avrupa Birliği geçmişten günümüze olan güvenlik arzusunun ABD’ye bağlı olması ve neo-liberal politikalar izlemesi AB’yi şüpheci bir ortama günden güne sürüklemektedir.

Ayrıca, koronavirüs yayılmaya devam ederse hali hazırda makroekonomisi düşük olan ülkelerin ileriye dönük borçlanmasına neden olabilir. Ülkelerin sağlık sistemleri, hazırlıksız ekonomiye sahip olan ülkelerin kısa süre içerisinde ekonomilerini bozabilir. Özellikle, Afrika ülkeleri ve gelişmekte olan ülkeler finans açısından sorunu çözemezler (Scott, 2020).

  1. Koronavirüsün iklim değişikliği ve doğaya yansıması

Bir diğer önemli konu ise koronavirüs dönemindeki çevre ve iklim ortamıdır. Azalan üretim nedeniyle, koronavirüs Dünya’nın hava kirliliğinin azalmasına sebep olmuştur. Yılın ilk ayında, NASA'nın hava kirliliği haritasına göre, Çin'de azot dioksit seviyelerinde hızlı bir düşüş yaşandı (Duncan, 2020). Buna ek olarak, Fransa, İtalya ve Almanya gibi ülkelerde hava kirliliğinde belirgin düşüşler meydana geldi. Dünyanın hava kirliliği kısa sürede değişime uğradı. Ayrıca, sosyal yaşamdaki azalma ve araç trafiğinin ve havayolu taşımacılığının kısıtlanması önemli sonuçlar gösterdi. Bazı kaynaklara göre, koronavirüs, Venedik te ki su kanallarının temizlenmesine yol açtı. Öteki yandan, parklar, doğal alanlar bir süre boyunca boş kaldı, haliyle hayvanlar bu alanlara infilak etti. Gelecek için bir hatırlatma olarak, bu krizden sonra çevremize daha duyarlı olmayı öğrenmeliyiz ve ders almalıyız.

  1. Koronavirüsünün eğitime yansıması

Virüsün kısa vadede Dünya çapında eğitim üzerine büyük etkisi oldu. Çoğu ülke, virüsün yayılmasını engelleme girişimi için bir önlem olarak okullarını erteledi ya da sonlandırdı. Dünyadaki sadece birkaç ülke okullarını kapatmadı. Buna en iyi örneklerden birisi Türkiye’dir. Bu durum Dünya’nın her tarafında öğrencilerin eğitimlerini etkilemiş olsa da birçok ülke teknolojinin üst seviyelere geldiği noktada çevrimiçi eğitimlerine devam ediyor. Ancak, çevrimiçi eğitime adapte olmak ilk süreçte eğitim camiasını zorlamıştır. Öğrencilerin kendi başlarına daha fazla çalışma yapmaları ve okul ortamından uzakta olmaları gerekir. Birçok ülke teknoloji açısından mücadele etmek zorunda kalabilir. Ayrıca, düşük gelirli veya fakir ülkelerdeki öğrencilerin bilgisayar ve internet bağlantısı olmaması ülke için içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Bu nedenle, birçok öğrenci, ülkeleri başka bir çözüm ayarlamadığı için eğitimlerine devam edememiştir. Ayrıca, Erasmus+ gibi uluslararası eğitim programlarına katılan öğrenciler, yabancı bir ülkede eğitimini durdurmak ve ülkelerine geri dönmek zorunda kalmıştır. Türkiye çevrimiçi eğitim açısından birçok Avrupa ülkesiyle karşılaştırıldığında, olumlu sonuçlar almıştır.

Eğitimin yanında birçok insan çalışma şartlarını da değiştirmek zorunda kalmıştır. Özellikle, üretimin durdurulması neticesiyle, sektörler evden çalışma modelini kullanarak çalışmaya devam etti. Fakat, bu zor tehlikeli süreçte hastaneler, marketler, lojistik destek sağlayan sektörlerin işlerini devam ettirmesi gerekmiştir. Bu işlerde çalışan insanlara müteşekkiriz.

  1. Koronavirüsün küresel dayanışmaya yansıması

Belirtilmesi gereken bir diğer önemli husus ise, tek kutuplu Dünya sistemindeki küresel dayanışmadır. Küresel bir güç olarak ABD, virüsle mücadelede başrol oynayamadı. Hastalık süreci boyunca birçok sağlık ekipmanı Çin tarafından dağıtılıyor. Bunun yanı sıra hastalığın kaynağı Çin’e dayandığından, Çin'in küresel çabası diğer küresel aktörleri henüz olumlu yönde etkileyememiştir. D. Trump yönetimine göre, virüsün kaynağı Çin hükümetidir, dahası, D. Trump koronavirüs için bir takma ad kullanmış ve buna “Çin virüsü” demiştir.

Tüm bunlara bağlı olarak, koronavirüs, günümüzde küresel üretimin temel prensiplerini sarstı ve küresel tedarik zincirinde sorunlar meydana getirdi. Ortaya çıkan ekonomik hasar ve sosyal çöküş gelecekte milliyetçiliğe, büyük güç yarışmalarına ve stratejik boyutlara yol açabilir. Ekonomiye olan yansımalarda belirttiğim üzere, uzun vadede artan işsizlik küresel ekonomik büyümenin yavaşlamasına neden olacaktır. Bu bağlamda, Uluslararası sistem büyük baskı altında kalacaktır (Demirci, 2020). Ülkelerdeki istikrarsızlıklar çatışmalara neden olabilir ve otoriter eğilimler güç kazanabilir. Öte yandan, küresel arenadaki koronavirüs hakkında olumlu bir şekilde konuşamayız, ancak kısa vadede Dünya da bazı zorunlu barış ortamı yaratacağı düşünülüyor.Örneğin, ABD, İngiltere ve Fransa koronavirüs salgını nedeniyle Orta Doğuda konuşlandırdığı askerlerini çekme kararları alıyor. Bazı Uluslararası kriz gruplarına göre, küresel dayanışma  aksiyonları gösterilmiştir. Örneğin, Birleşik Arap Emirlikleri İran'a destek verdi ve Amerika Birleşik Devletleri Güney Kore'ye destek verdi. Venezuela ile Kolombiya arasında sınır ötesi iletişim de meydana geldi. (Scott, 2020).

Gelelim makalenin son konusu olan Dünya’nın koronavirüs karşısında iş birliğine. Öncelikle, Avrupa Birliği yetkilileri kendi aralarında bir çözüm bulamadıklarını ve salgının başlangıcında birbirlerine yardım edemeyeceklerini belirttiler. Avrupa'nın, Robert Schumann’dan bu yana belirlenen ulus üstü kavramı ve sosyal refah devlet anlayışı kriz için Avrupa Birliğine çözüm üretememiştir. Bunları sonucunda, Avrupa'nın birbirine olan ulus üstü güveni kırabilir ya da kaygılar artabilir. Özellikle, yakın zamanda artan milliyetçilik ve popülist yaklaşımlar Fransa, Almanya ve İtalya'da görülmeye başlanmıştı. Buna bağlı olarak koronavirüs sonrası AB’nin birlik çerçevesinde zarar görmesi ve ülkelerin birlik duygusunu kaybetmesi şüpheciliğine neden olabilir. Uzun vadede, makalenin ekonomik kısmında belirttiğim gibi, Avrupa Birliği'nin geleceği kritik noktada olabilir. Bu konuya en büyük örnek olarak Almanya Başbakanı Angela Merkel’in konuşmasında arkasındaki AB bayrağı olmaması dikkatleri çekmiştir (UnitedEditor, 2020). Virüsün ortaya çıkardı sonuçlar neticesiyle uluslararası sistemin değişeceği tahmin edilmektedir. Aslında, pandemi sonrası uluslararası sistemin değişeceğini tam anlamıyla söyleyemeyiz fakat, pandemi sürecinde Birleşmiş Milletler, Dünya Sağlık Örgütü gibi uluslararası kuruluşların yetersiz kalmasından dolayı gelecekte ülkeler tarafından revizesi talep edilmektedir. Son olarak, güvenlik kurumunu küresel alana yerleştiren NATO, bu hastalık döneminde küresel liderlik gösterememiştir (Demirci, 2020). Aynı şekilde, Dünya Sağlık Örgütü geçmiş deneyimlere rağmen etkili olmamıştır. Bu nedenle ’Dünya'nın gelecekte ki tek kutuplu düzeni değişecek mi?’’ sorusunu sormamız normal karşılanmaktadır.

Değerlendirme

Koronavirüsün küreselleşmeye olan yansımaları dört alt başlıkta incelendik. Kriz sonrasında oluşacak yeni dengenin Dünyayı peşinden sürükleyeceği ön görülmektedir. Bilindiği gibi küresel açıdan en büyük zararı, küresel ekonomi yani neo-liberal düzeni savunan Keynezyen para politikası görmüştür. Buna bağlı olarak ortaya çıkan ekonomik bunalımın küresel bağlamda devletlerin güç kavramına direkt olarak yansımalarını gelecekte görmemiz mümkündür. Bölgelerde ekonomiye bağlı olarak çıkan güç boşlukları krizi iyi yöneten ülkeler tarafınca doldurulabilir. Özellikle, virüsün Çin kaynaklı çıkması ve Çin’in virüse hızlı bir şekilde müdahale etmesi  Çin’e fırsatlar doğurmaktadır. Gelecek Dünya ekonomisinin Asya kıtasına kayması bu açıdan önem arz edebilir. Korona virüs süreci ve sonrası Çin olumlu anlamda ‘’bir yol, bir kuşak’’ projesine zemin hazırlayabilir ve ABD’nin sahip olduğu ekonomik gücü elinden alabilir. Unutmamalıdır ki, ''Bir Yol, Bir Kuşak'' projesi gelecekte  Asya'dan Avrupa'ya uzanan ve içerisinde 65 ülke barındıran yaklaşık 1 trilyon doların üstünde bir tasarıdır. Özellikle, koronavirüs sonrası yeni hub'ların oluşturulması, endüstri 4.0 ve yeni network ağının Asya'dan Avrupa'ya ulaştırılmasında büyük rol oynayacaktır. Diğer yandan, Koronavirüs iklim değişikliği gündeminde yerini çarpıcı şekilde almıştır. Dünya'da yoğun üretimin ve insan akışının azalması sebebiyle, birçok ülkede hava kirliliği azalmış ve olumlu sonuçlar alınmaya başlanmıştır. Ayrıca covid19 nedeniyle Dünya çapında yeni çalışma ve eğitim anlayışı ortaya çıkmıştır. Ne yazık ki bu sistemden her ülke faydalanamamış olsa da en azından Türkiye ayak uydurmayı başarmıştır. Avrupa Birliğinin birlik olma özelliği koranavirüs döneminde yetersiz kalmaktadır ve geçmişten günümüze gelen batı'nın birlik anlayışı korona virüs ile birlikte test edilmiştir. Sonuç olarak , AB'nin süreci yetersiz yönettiği tartışmalar arasına girmiştir. Son olarak, uluslararası kuruluşlar bu süreçte ağır eleştirilere maruz kalmıştır. Özellikle, Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler ve güvenlik algısını insani boyutlar olarak değiştiren NATO, korona virüs döneminde de yetersizliği konuşulmaktadır. Koronavirüs sonrası uluslararası örgütlerin revize edilmesi, başta Türkiye olmak üzere bir çok ülke tarafından istenmekte ve koronavirüs sonrası Dünya düzenin güncellenmesi söz konusudur. Tüm bunların ardından, aşının en kısa sürede bulunması ve Dünya'nın sağlığa kavuşması dileğiyle...

   KAYNAKÇA

 

Aratani, L. (2020, March 24). 'Coughing while Asian': living in fear as racism feeds off coronavirus panic. Erişim adresi

https://www.theguardian.com/world/2020/mar/24/coronavirus-us-asian-americans-racism

 

Çetin, Ş. (2020, April 1). NATO Genel Sekreteri Stoltenberg Türkiye'yi dayanışma örneği olarak gösterdi. Erişim adresi https://www.aa.com.tr/tr/dunya/nato-genel-sekreteri-stoltenberg-turkiyeyi-dayanisma-ornegi-olarak-gosterdi/1787571

 

Demirci, M. C. (2020, March 26). Covid-19 salgını sonrası, tek kutuplu küresel sistem sona mı erecek? Erişim adresi https://tr.euronews.com/2020/03/26/kuresel-kapitalist-sistem-sonu-mu-covid-19-koronavirus-sonra-yeni-duzen-turkiye-nato-rolu

 

Duncan, B. (n.d.). COVID-19 Impact on Asian Emissions: Insight from Space Observations. Erişim adresi https://airquality.gsfc.nasa.gov/news/covid-19-impact-asian-emissions-insight-space-observations

 

Koronavirüs ile Yaşanan Çevre Dönüşümleri! (n.d.). Erişim adresi https://gq.com.tr/populer/koronavirus-ile-yasanan-cevre-donusumleri

 

Jones, L., & Palumbo, D. B. & D. (2020, April 3). Coronavirus: A visual guide to the economic impact. Erişim adresi https://www.bbc.com/news/business-51706225

 

Mosher, S. W. (2020, January 22). Don’t buy China’s story: The coronavirus may have leaked from a lab. Erişim adresi https://nypost.com/2020/02/22/dont-buy-chinas-story-the-coronavirus-may-have-leaked-from-a-lab/

 

Scott, replication-receiver R. (2020, April 1). Could coronavirus lead to a "positive peace"? Erişim adresi https://www.undp.org/content/undp/en/home/blog/2020/could-coronavirus-lead-to-a-positive-peace-.html

 

The conspiracy theories about the origins of the coronavirus, debunked. (2020, March 12). Erişim adresi https://www.vox.com/2020/3/4/21156607/how-did-the-coronavirus-get-started-china-wuhan-lab

 

The Proximal Origin of SARS-CoV-2. (2020, February 16). Erişim adresi http://virological.org/t/the-proximal-origin-of-sars-cov-2/398

 

UnitedEditor. (2020, March 26). Coronavirus and the end of unipolarity. Retrieved from https://uwidata.com/9343-coronavirus-and-the-end-of-unipolarity/

 

Yıldızoğlu, E. (2020, March 13). Koronavirüs (Covid-19) küresel ekonomik ve jeopolitik dengeleri nasıl etkileyebilir? Retrieved from https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-51846878

 

Zengin, D. (2020, March 17). S&P'den 'küresel resesyon' uyarısı. Retrieved from https://www.aa.com.tr/tr/dunya/spden-kuresel-resesyon-uyarisi/1769481

 

 

 

 

   

Oktay EVLÜCE

YAZAR HAKKINDA

Güney Güvenlik Okulu Afrika Masası Sorumlusu.