Logo
Çağ Üniversitesi
31.12.2019

TÜRKİYE VE LİBYA ARASINDAKİ MUTABAKAT BAĞLAMINDA DEĞİŞEN DENGELER

Müberra ÖZTÜRK tarafından

TÜRKİYE VE LİBYA ARASINDAKİ MUTABAKAT BAĞLAMINDA DEĞİŞEN DENGELER

 

 

Türkiye ve Libya Arasında Tarihi Bağ:

Eski Osmanlı toprağı olan Libya ve Türkiye'nin komşuluğu, 27 Kasım'da deniz yetki alanları sınırlandırmasına dair mutabakat muhtırası imzalanması ile mavi vatanda tanımlanmıştır. Libya ve Türkiye arasındaki ilişki Osmanlı devletinden gelmektedir. İki devlet arasındaki bağ Osmanlı devletinin çökmesinden sonra kopmamıştır. Kıbrıs Barış Harekatı’ nda, uluslararası arenada yalnız kalan Türkiye, desteği Libya’da bulmuştur. Libya lideri Muammer Kaddafi, Türkiye ile ilişkileri geliştirmek için Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında ABD ambargosu sırasında Türkiye’ye karşılıksız silah ve uçak yakıt rezervi sunmuştur. Konuyla ilgili olarak, Libya devleti ve halkının desteğini iletmek üzere 2 Ocak 1975’ de Türkiye’ye gelen Libya Başbakanı Callud yaptığı açıklamada: “Bizim Libya Devrim Konseyi olarak ve Libya halkı olarak şu veya bu nedenle kopan tarih bağlarının tekrar birleştirilmesi hususunda ısrarımız vardır. İki ülke arasında köprülerin onarılması için her türlü gayreti göstermeye hazırız. Bu hususta kapıları tamamıyla açık tutuyoruz. Arap milletiyle Türk milletinin bir araya gelmesi büyük bir olaydır” demiştir. Libya ile Türkiye arasında tarih bağlar yitirilmemiştir ve Türkiye’ye ihtiyacı olduğu sırada yardımlarını esirgememiştir. (GÜL, 2011)

Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat:

27 Kasım tarihinde Türkiye ve Libya arasında tarihi bir anlaşma imzalanmıştır. Tarihi olmasının sebebi imzalanan anlaşma ile Doğu Akdeniz’deki dengeler değişmiştir. Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtı ittifak mevcuttur. Yunanistan, GKRY, Mısır, İsrail ile oluşturulan bu ittifak, Türkiye’ nin Doğu Akdeniz’deki uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını gasp etmek istemektedir.Kıbrıs Barış Harekatı sayesinde Türkiye desteği ile kurulan KKTC’ nin hakları da bu ittifak tarafından tanınmamaktadır ve gasp edilmektedir.Bir ülkenin münhasır ekonomik bölge sınırını ilan edebilmesi için, bölgede bulunan bir ülke ile karşılıklı hakları tanıyan anlaşma yapılması gerekmektedir.Türkiye, 2011 yılında KKTC ile imzalamış  olduğu anlaşma dışında, MEB ilan edebilmek adına Libya ile anlaşma sağlamıştır ve haklarımızı uluslararası arenada ilan etmiştir.Yunanistan, bu anlaşma öncesinde Girit’in doğusunda Libya’ya ait alan üzerinde hak iddia etmekte idi.Libya bu anlaşma sayesinde Kıbrıs adası büyüklüğünde, yaklaşık 39.000 kilometre kare alanını resmi olarak kazanmıştır.Bu anlaşma ile stratejik dengeler değişmiştir. (ARSLAN, 2019)

Bu anlaşma ile Türkiye, Yunanistan, GKRY ve Mısır arasında belirlenen sınırlar ile kalkan oluşturarak petrol arama veya askeri hareketliliklere ket vurmuştur.

Türkiye Libya haricinde İsrail, Lübnan ve Mısır ile de anlaşmalara açık olduğunu belirterek bölgede Türkiye olmadan çözüm süreci olamayacağını kanıtlamıştır. Türkiye üzerine oynanan yalnızlaştırma politikası bertaraf edilmiştir. (Doğu Akdeniz: Türkiye-Libya anlaşması bölgede dengeleri nasıl etkiler?, 2011)

Türkiye Karşıtı Ülkelerden Gelen Tepkiler:

Türkiye ve Libya arasındaki anlaşma, BM tarafından tanınan Fayez al-Saraj hükümeti ile imzalanmıştır. Bu anlaşmaya Yunanistan ve Güney Kıbrıs teknik ve hukuki açılardan karşı çıkarken, Mısır, İsrail, ABD ve Rusya gibi ülkeler siyasi açıdan itirazlarını dile getirmişlerdir.İsrail, Türkiye’nin uluslararası barış ve güvenliği tehlikeye attığını belirtmiştir ve Atina hükümetinin yanında olduğunu eklemiştir.Yunanistan, Libya büyükelçisini istenmeyen kişi ilan etmiştir ve bu anlaşmanın egemenlik haklarını ihlal ettiğini belirtmiştir.Türkiye ve Libya arasında imzalanan bu anlaşma her ne kadar geç kalınmış bir anlaşma olsa da, haklarımızın korunması adına atılan hayati bir anlaşmadır.Türkiye ve Libya, uluslararası hukuku ihlal etmemiştir aksine gasp edilen haklarını koruma altına almıştır.Türkiye mavi vatanını ve münhasır ekonomik bölge alanındaki tüm enerji kaynaklarını koruma altına alarak bölgedeki dengeleri tersine çevirmiştir.Bu yüzden verilen tepkiler Türkiye’ nin Doğu Akdeniz’deki haklarını korumasının önüne geçemeyecektir. (Gündüz, 2019)

General Halife Hafter ülkenin büyük çoğunluğunu elinde bulundursa da Fayez al-Saraj hükümeti BM tarafından tanınmaktadır. Fayez al-Saraj hükümetinin elinde bulundurduğu bölge yetkili devlet binalarını kapsamaktadır. Hafter, BAE, Mısır, ABD, Rusya ve Avrupalı devletler tarafından desteklenmektedir. Türkiye, Libya’da ikinci bir Suriye vakasının yaşanmaması için Putin ile anlaşma yoluna gitmelidir ve Hafter’e olan desteğini sonlandırmasını istemelidir. Ayrıca Rusya garantörlüğünde Suriye ile Akdeniz sınırı için anlaşma imzalanması konusunda baskı yapılmalıdır böylece Akdeniz’e çıkışa olan bir Kürt yapılanmasının önüne geçilecektir. Adana Mutabakatı bu çerçevede yol gösterici kaynak olarak kullanılabilir. Türkiye sınırlarını ve haklarını korumak için önleyici adımlar atmalıdır. Gücümüzü arttırmak ve çıkarlarımızı korumak adına bölgede güçlü olan devletlerle iş birliği yapmak uluslararası arenada elimizi güçlendirecektir. (Yaşa, 2019)

Türkiye ve Libya Arasında Güvenlik ve Askeri İş Birliği Anlaşması

Türkiye ve Libya arasında 2012 yılında imzalanan güvenlik ve askeri iş birliği anlaşması mevcuttur. Bu anlaşma güncellenerek iş birliği kapsamı genişletilmiştir.

Anlaşmanın İçeriği:

  • Libya'da Ani Müdahale Kuvveti kurulmasına Türkiye eğitim, danışmanlık, malzeme ve planlama desteği verilecek
  • Türkiye'de ve Libya'da ortak 'Savunma ve Güvenlik İş birliği Ofisi' kurulabilecek
  • Kara, deniz ve hava araçları, silahları, eğitim üsleri tahsis edilebilecek. Bu durumda mülkiyet, tahsis edilen ülkeye ait olacak
  • Ortak askeri planlama, eğitim, silahların kullanılmasına yönelik danışmanlık verilebilecek
  • Ortak tatbikatlar, istihbarat paylaşımı, "barışı koruma" operasyonları yapılabilecek
  • Libya'ya "Misafir Personel" olarak adlandırılan 'savunma ve güvenlik kuruluşu mensubu siviller' ve birlikler gönderilebilecek.
  • Askeri gereçler hibe edilebilecek, satılabilecek ya da kiralanabilecek. Anlaşma, teknoloji transferi için Libya'ya lisans verilmesinin de önünü açıyor.

Bu anlaşma ile Fayez al-Saraj hükümeti askeri destek talep etmesi durumunda, mevcut hükümeti korumak adına Türk askerinin gönderilmesinin de yolu açılmaktadır. (Libya ile imzalanan güvenlik ve askeri iş birliği anlaşması TBMM'de, 2019)

Değerlendirme:

Türkiye gelişmekte olan bölgesel bir güçtür. Doğu Akdeniz, keşfedilen zengin kaynakları dolayısı ile küresel ve bölgesel güçlerin çatışma alanına dönüşmüştür. Türkiye, Doğu Akdeniz’de yalnızlaştırılma politikasına maruz bırakılmıştır. Mısır, Yunanistan, GKRY ve İsrail arasında yapılan anlaşmalara ve iş birliklerine dahil edilmemiştir. Fakat Libya ile imzaladığımız anlaşma ile oyunlar bozulmuştur. Akdeniz’de Türkiye olmadan çözüme ulaşmak mümkün değildir. Fayez al-Saraj hükümetinin düşmemesi, Libya’nın Suriye örneği gibi olmaması için önem arz etmektedir.

BM tarafından tanınan hükümetin düşmesi ile bölge daha da istikrarsızlaşacaktır. Türkiye bölgede barışı ve istikrarı korumak adına stratejik adımlar atmalıdır. Suriye rejimi ile iletişimi başlatmak ve Akdeniz sınırı için anlaşma imzalamak bu adımların başlangıcında gelmelidir. Türkiye, Suriye, Irak ve Doğu Akdeniz’de attığı adımları bağlantılı olarak sürdürmektedir. Türkiye, karşısında günümüze ve ileride oluşabilecek tehlikeli durumları tespit ederek, gerekli stratejik adım ve iş birlikleri ile bertaraf etmektedir.

 

Kaynakça: 

ARSLAN, E. (2019, Aralık). LİBYA İLE TARİHÎ ANLAŞMA. Kırmızılar: https://www.kirmizilar.com/tr/index.php/guncel-yazilar3/4670-libya-i-le-tarihi-anlasma-3 adresinden alınmıştır

Doğu Akdeniz: Türkiye-Libya anlaşması bölgede dengeleri nasıl etkiler? (2011, Aralık). BBC: https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-50682215 adresinden alınmıştır

GÜL, E. (2011, Ekim). Kaddafi 1974 Kıbrıs harekatı sonrasında Türkiye'ye yardım etmişti. Dünya Bülteni: https://www.dunyabulteni.net/tarihten-olaylar/kaddafi-1974-kibris-harekati-sonrasinda-turkiyeye-yardim-etmisti-h181084.html adresinden alınmıştır

Gündüz, R. (2019, Aralık). İsrail ve Yunanistan’dan Türkiye'nin Libya ile yaptığı anlaşmaya tepki. euronews: https://tr.euronews.com/2019/12/05/israil-ve-yunanistan-dan-turkiye-nin-libya-ile-yaptigi-anlasmaya-tepki adresinden alınmıştır

Libya ile imzalanan güvenlik ve askeri iş birliği anlaşması TBMM'de. (2019, Aralık). BBC: https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-50799633 adresinden alınmıştır

Yaşa, İ. (2019). Hafter ve paralı askerleri. Tımetürk: https://www.timeturk.com/hafter-ve-parali-askerleri/yazar-1149401 adresinden alınmıştır

 

Müberra ÖZTÜRK

YAZAR HAKKINDA

Güney Güvenlik Okulu Ortadoğu Masası Sorumlusu.