Logo
Çağ Üniversitesi
12.12.2019

NATO: KALP DURUNCA BEYİN NE ZAMAN ÖLÜR?

Doc.Dr. Murat KOÇ tarafından

NATO: KALP DURUNCA BEYİN NE ZAMAN ÖLÜR?

Doç.Dr. Murat KOÇ

Çağ Üniversitesi SSC[1] Kurucu Müdürü

Cengiz Fırat Birgin

Çağ Üniversitesi SSC Danışma Kurulu Başkanı

1.Giriş

Dünyanın en büyük kolektif güvenlik ve savunma örgütünün 70. Yıl Liderler Zirvesi, NATO’ nun varlık ve meşruiyetinin sorgulandığı bu dönemde oldukça önemli başlık ve konuların etkisi altında gerçekleştirilmiştir. Özellikle zirveden hemen önce Fransız lider Macron’un ‘NATO’ nun beyin ölümü gerçekleşti’ açıklaması zirvenin daha gergin ve yeni beklentilerle başlamasına neden olmuştur. Zirve boyunca yapılan ikili görüşmeler ve kapsamlı toplantılarla bölgesel ve küresel güvenlik meselelerinin ele alındığı bu etkinlikte, müttefiklik ve ortaklıklar kadar görüş ayrılıkları ve gerginlikler de ön plana çıkmıştır.

1.1.Beyin Ölümü

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’ un İngiliz Ekonomist dergisine verdiği mülakatta NATO’yu beyin ölümü gerçekleşmiş bir ittifak olarak nitelendirmesinden çok önce Trump, “NATO’nun modasının geçtiği” açıklamasıyla Sovyet tehdidine karşı kurulan Paktın terörizmle mücadele için tasarlanmadığına ve NATO’yu artık bir yük olarak gördüğüne vurgu yaparak NATO tartışmasını güncel hale getirmiştir. Bunun yanında Trump’ın, ABD’yi Pakt’tan çekebileceği tehdidinde bulunması paktı adeta komaya sokan gelişmeler olarak NATO’nun 70 yıllık tarihine geçmiş, Donald Trump ABD orta sınıfının taleplerini dile getirirken “Avrupa Ordusu” fikrini de tartışmaya açmıştır.

1.2. Silah Pazarı Dayatması

Gerçekte bu girişimle Amerikan Silah Endüstrisi’nin ürünlerinin Avrupa pazarında daha fazla alıcı bulmasının yollarını zorlayan Trump, F-35 beşinci nesil savaş uçağı projesini bu dayatmanın en canlı örneği haline getirmiştir[2]. Fransa ve Almanya; ABD’nin NATO bünyesinde dayanışma bahanesiyle kendi silah pazarını yaratmasını dayatmaktan vazgeçmesine ve NATO’nun dünyanın güvenliği için bir tehdit olduğuna kadar varan bir dizi politik söylem; savunma konusunda NATO’ya güvenin gün geçtikçe azaldığına işaret ederken Alman Die Welt, ABD ve Avrupa arasındaki sorunlara işaret ederek NATO zirvesinden uyumlu bir sonuç çıkma ihtimalini “sıfır” olarak tanımlamıştır.[3] Londra'da liderleri çözmeleri gereken çok boyutlu karmaşık bir denklemler dizisi beklerken sorun sarmalı derinleşen NATO’da uyumu bozan “küresel güvenlik algısı” farklılıkları bu denklemin bir başka boyutunu oluşturmuştur.

Küresel müşterekte ortak tehdit ve güvenlik algısının ortadan kalkması ve üye ülkelerin kendi endişelerini yaşamaya ve üyelere dayatılan bir güvenlik anlayışın reel ihtiyaçları karşılamayacağı düşüncesinin çok kuvvetli olarak hissedilmeye başlanması ile NATO iç uyumunu kaybettiği yorumu daha sıklıkla ifade edilmeye başlanmıştır.  Bu bağlamda Soğuk Savaş'ın bitmesinin ardından görevinin devam ettiğini iddia eden Kuzey Atlantik İttifakı (NATO), Varşova Paktı'nın dağılmasından sonra kaderini belirleyecek en kritik günlerin eşiğine gelmiştir.

1.3. NATO’nun Kalbinin Durması

Londra Zirvesi öncesinde oluşan bu tablonun, SSCB ve Varşova Paktı’nın dağılmasından sonra Atlantik Paktı’nın Terörizm gibi yeni bir tehdit alanını ve bu tehdide karşı alınacak tedbirlerin yanında üyelerin bu doğrultudaki askeri ve ekonomik sorumluluklarının tanımlanmasında girdiği açmazı göstermesi açısından dikkate değer olduğu düşünülmektedir.

Bu açmaz kendini sonuç bildirgesinde de göstererek adeta sıfır sonuçlu, toplantı öncesi tanımlanan sorunları çözmekten uzak etkisiz bir NATO tablosunun oluşmasına neden olmuştur. Deklarasyonda, "Terörizm bütün türleri ve tezahürleriyle hepimiz için tehdit olmaya devam ediyor" vurgusu yapılırken, müttefiklerin terörle mücadele konusunda kararlı olduğu ve bu çerçevede birlikte daha güçlü adımlar attığı gibi içi boş söylemlerin ve sahada karşılığı bulunmayan siyasi yaklaşımların işlemeyen bir dizi mekanizmanın adeta NATO’nun duran kalbine işaret ettiği düşünülmektedir.

1.4. Sonuç Bildirgesi Çelişkisi

NATO Liderler Zirvesi’nin ardından Londra Deklarasyonu başlığıyla yayımlanan bildirgede yer alan başlıklar; tehdit, tedbir ve güvenlik algısı bağlamında işlemeyen bir dizi mekanizmanın adeta çerçevesini çizerek buzdolabına kaldırılmaya çalışılan sorunları öne çıkarmıştır. Bu kapsamda;

şeklinde ortaya çıkan ve cevap bekleyen çıkan sorular, çelişkilerin daha da derinleşmesine neden olmuştur. Bunlarla birlikte Türkiye açısından bakıldığında “ABD’nin PKK/YPG’ye desteği, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeler, Amerikancı 15 Temmuz darbe girişimi, Trump’ın ekonomik yaptırım tehditleri, Türk Ekonomisine yönelik operasyonlar ve S-400 krizi”[4] gibi kaynağı çok net belli sorunların müttefiklik ruhu ile hangi düzlemde örtüştüğü gibi sorular ise belirtilen çelişkileri NATO’nun güney kanadında derinleştiren diğer siyasi başlıklar olarak görülmektedir.

Ancak şüphe yok ki bu sonuç bildirgesinin en önemli bölümünü Çin’in artan etki ve etkinliğine vurgu yapılan ve bunun dünyaya muhtemel etkilerine dikkat çeken 6. Madde oluşturdu. Bildiride, “Çin’in artan etkisi ve uluslararası politikalarının NATO müttefiklerinin çıkarlarına meydan okumalar barındırdığı ve bunlara karşı İttifak olarak hep birlikte hareket edilmesi gerektiği” belirtildi. Açıkça terör konusunda varılamayan tehdidinin ve niteliği konusundaki uzlaşmaya, konu ÇİN olunca derhal varıldığı görüldü.

70. Liderler Zirvesi sonucunda açıkça görülmüştür ki Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü Asya-Pasifik bölgesinde Çin’e karşı oluşturulmaya çalışılan yakın çevreleme politikasının temel dayanak noktası olacaktır. Zirve sonucunda ortaya çıkan tablonun Çin ve Rusya tarafından hoş karşılanmayacağı gerçeği ışığında bu iki ülkeyi mevcut durumdan daha yakın stratejik ilişkilere iteceği ise açıkça görünen bir gerçektir.

1.5. NATO’nun Kalbini Durduran Sorunlar[5]

Kaynağı çok belli bu sorular ve sorunların; henüz beyin ölümü gerçekleşmemiş olsa da NATO’nun yaşamsal fonksiyonlarını işletmesine engel olan, kalbini durduran ve hatta örgütü komaya sokan  gelişmeler olarak tanımlamak yanlış olmayacaktır. Bu çerçevede biraz daha yakından bakıldığında;

  1. NATO'nun Rusya'nın Ukrayna, Gürcistan, Karadeniz (Kırım) ve Akdeniz'de (Suriye) ilerleyişe verdiği zayıf yanıtlar ve Rusya konusunda konsensüs oluşturmada karşılaştığı engeller.
  2. ABD silah endüstrisinin Avrupa Pazarı’ndan beklentileri, dünya pazarını şekillendirme çabaları ve bu maksatla kullandığı proksilerin meşruluğu üzerinde derinleşen tartışmalar.
  3. Almanya ve Fransa'nın NATO'ya arzu edilen miktarda finansal kaynak ayırmaması. Kendi silah pazarlarını ve siyasi etkileşim alanlarını oluşturma yolunda sergiledikleri iradenin ABD tarafında karşılık bulmaması.
  4. Almanya'nın NATO ve ABD silahlarına harcayabileceği bütçeyi Rusya ile ortak enerji projelerine yöneltmesi.
  5. Suriye'de ABD-Fransa ikilisinin Rusya ile çatışan çıkarlarının ve Terör örgütlerine verdikleri desteğin Türkiye’nin ulusal güvenliğini çok yönlü olarak tehdit edecek boyutlara varması.
  6. Bu esnada ABD ve Fransa terör örgütü PKK/YPG ile ittifaka girip bu yapıyı silahlandırırken, Türkiye'nin 1990'lı yıllardan bu yana ihtiyaç duyduğu yüksek irtifa hava savunma sistemlerini elde etmesini engellemeleri; bu nedenle Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füze sistemi alması üzerine Türkiye'yi F-35 uçak projesinden dışlamaları, Patriot savunma sistemlerini çekmek de dahil olmak üzere silah ambargosu tehdidini gündeme getirmeleri.
  7. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Doğu Akdeniz'de destek verdiği Yunanistan-GKRY-Mısır-İsrail ittifakını korumak, Kıbrıs'tan üs elde etmek ve bölgedeki enerji kaynaklarından pay elde etmek, ABD etki alanından çıkarak Rusya ve Çin ile özel ilişkiler geliştirmek adına komaya giren NATO’nun fişini çekmeye dönük çabalar olarak değerlendirilmelidir.

Bu çabalar ve kaotik ortam devam ettiği ve müttefiklerde karşılık bulduğu takdirde Macron’un bahsettiği “Beyin Ölümü” nün gerçekleşme ihtimali yüksektir.

2. SONUÇ:

NATO, kendisine 3.dalga varoluş nedeni ve stratejisi olarak seçtiği Çin tehdidini açıkça belirtirken yeni dönem güvenlik paradigması ve tehdit algısını başta Türkiye olmak üzere terörle mücadele eden ülkelerin ihtiyacını karşılayacak şekilde ortaya koyamamıştır. Kalbini durdurduktan sonra adeta beklemeye alınan NATO’nun ABD tarafından fişi çekildikten sonra nasıl bir tablo oluşacağı ve küresel güvenlik algılamasına etkileri çok yönlü sonuçlar doğuracak potansiyele sahip.

 

 

Faydalanılan Diğer Kaynaklar:

 

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/nato-liderleri-ittifakin-70-yilinda-londrada-toplaniyor/1661926 adresinden alınmıştır. Erişim Tarihi: 03 Aralık 2019

 

https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/cumhurbaskani-erdogan-natonun-kendini-guncellemesi-kacinilmazdir/1661920 adresinden alınmıştır. Erişim Tarihi: 03 Aralık 2019

 

https://tr.euronews.com/2019/12/03/erdogan-nato-ypg-yi-teror-orgutu-olarak-kabul-etmezse-baltik-planinin-karsisinda-oluruz? Erişim Tarihi: 03 Aralık 2019

 

https://www.amerikaninsesi.com/a/5192262.html Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO liderleri zirvesi kapsamında Başkan Trump'la bir araya geldi. Erişim Tarihi: 04 Aralık 2019

 

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-50659928. Erişim Tarihi: 04 Aralık 2019

 

https://tr.euronews.com/2019/12/03/canl-anlatim-nato-liderler-zirvesi-basladi-one-cikan-gelismeler Erişim Tarihi: 04 Aralık 2019

 

https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiye-engel-olmad%C4%B1-nato-balt%C4%B1k-plan%C4%B1n%C4%B1-kabul-etti/a-51532473 adresinden alınmıştır. Erişim Tarihi: 04 Aralık 2019

 

https://tr.sputniknews.com/dunya/201912041040760689-nato-sonuc-bildirgesi-yayimlandi/Erişim Tarihi: 04 Aralık 2019

 

https://www.amerikaninsesi.com/a/macron-trump-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmesine-t%C3%BCrkiye-damga-vurdu-/5191029.html. Erişim Tarihi: 04 Aralık 2019

 

[5] https://www.aa.com.tr/tr/analiz/macron-isteyince-nato-olur-mu/1662136

 

[2] https://www.aa.com.tr/tr/analiz/macron-isteyince-nato-olur-mu/1662136 

[3]https://www.independentturkish.com/node/101736/t%C3%BCrkiyeden-sesler/nato%E2%80%99nun-70nci-y%C4%B1l%C4%B1-beyin-%C3%B6l%C3%BCm%C3%BC-ger%C3%A7ekle%C5%9Fti-fi%C5%9Fi-de-%C3%A7ekilecek-mi?

[4] https://www.independentturkish.com/node/101736/t%C3%BCrkiyeden-sesler/nato%E2%80%99nun-70nci-y%C4%B1l%C4%B1-beyin-%C3%B6l%C3%BCm%C3%BC-ger%C3%A7ekle%C5%9Fti-fi%C5%9Fi-de-%C3%A7ekilecek-mi?


[1] Güney Güvenlik Okulu, Çağ Üniversitesi Bölgesel Güvenlik Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi

Doc.Dr. Murat KOÇ

YAZAR HAKKINDA