Logo
Çağ Üniversitesi
24.11.2020

KARABAĞ’DA ŞEKİLLENDİRİLEN JEOPOLİTİK ORTAM VE TÜRK ASKERİ VARLIĞININ ASİMETRİK ETKİSİ

Doc.Dr. Murat KOÇ tarafından

KARABAĞ’DA ŞEKİLLENDİRİLEN JEOPOLİTİK ORTAM VE TÜRK ASKERİ VARLIĞININ ASİMETRİK ETKİSİ

Doç.Dr. Murat KOÇ

Çağ Üniversitesi

SSC Kurucu Müdürü

Jeopolitik Ortam

Karabağ'da yeni bir jeopolitik ortam şekillendirilmeye çalışılıyor. Ruslar ve Ermenistan'ın Fransa'nın desteğiyle şekillendirmeye çalıştığı bu yeni ortam Fransa'nın insani destek, Rusların askeri anlamda bölgeye yerleşmesi ve Ermenilerin tekrar bölgeye geri dönüşüyle dizayn ediliyor demek yanlış olmayacaktır.

Bir taraftan İran üzerindeki ABD baskısı diğer taraftan Rusya'nın Amerika Birleşik Devletlerinin bölgeye geri dönmesinin önlenmesi konusunda sergilenen iradenin, Türkiye, Rusya ve İran arasında bir ABD karşıtı cephenin oluşturulabileceği inancını taşıyanlar olsa da öncelikli konu Türk Dünyası açısından bu değil. 

Ruslaştırma Politikası

Öncelikli olarak ele alınması gereken ve zaman kaybedilmeden insiyatif alınması gereken konu: Rusların Sovyet dönemi sonrası bölgeden şekillendirmeye çalıştıkları statüko ya da çözüldükten sonra tekrar dondurulmaya çalışılan Karabağ probleminin; Rusların kısa orta ve uzun vadede geliştirmeye çalıştıkları bir senaryonun parçası olduğunun Türk Kamuoyunda (Öncelikli olarak Azerbaycan, Türkiye ve İran) ele alınması. Dahası diplomatik ve sosyo-ekonomik hamleler yanında askeri girişimlerin süratle hayata geçirilmesi ve bölgesel anlamda bir farkındalık yaratılması.

Kaldı ki; Post Sovyet coğrafyasında tıpkı Abhazya ve tıpkı Güney Osetya'da olduğu gibi bölgenin Ruslaştırılması politikası Karabağ için de geçerli. Bölgeye getirilen Ermenilere beş yıl içinde Rus pasaportu verilerek statünün şekillendirilmesi olası bir proje.

Bölgede kalıcı olmak ve barışın kartalı rolünü oynamak, Rusların çok yönlü işine gelen ve ABD’nin çevreleme politikasına karşı bir direnek noktası oluşturmak ve daimi olarak Ermenistan’ı kendisine mecbur kılmak yönündeki politikanın bir uzantısı. Gerekirse bunun için sert güç kullanmak bu politik yaklaşımın bir yansıması olabilir.  Bölgeye taşıdığı ağır silah ve taarruz helikopterleri ve zırhlı araçların niteliğine bakıldığında bunun hiç de uzak bir ihtimal olmadığı anlaşılıyor.

Türk Askerinin Asimetrik Etkisi

Ancak yeni jeopolitik ortamın nasıl bir görünüm alacağı, bölgede Türk askeri varlığının süreç içerisinde nerede konumlanacağına ve konuşlanacak askeri birliğin niteliğine doğrudan bağlı.

Ama gerçek şu ki 1796 yılından sonra Nuri Paşa dönemi hariç olmak üzere Türk askeri ilk defa Kafkasya geri dönüyor. Ermenistan, İran ve Rusya'nın artan tedirginliği bu geri dönüşle birlikte Türk askerinin bölgede yaratacağı asimetrik etkiye bağlanmış durumda.

Karabağ'da da hayata geçirilmeye çalışılacak bu proje ve şekillendirilmeye çalışılan yeni jeopolitik ortamda yegâne asimetrik ve orta-uzun vadede planı bozacak gelişme Türk askerinin fiili olarak alanda bulunması olacaktır. Gözlemcilik statüsü ve yarı pasif askeri müdahalelere Karabağ sorununun tahammülü olmadığı açıktır.

Sonuç

Sadece Türk askeri değil aynı zamanda Ermenilerden geri alınan bölgelerde, şehirlerin imarında görev yapacak sivil müteşebbislerin/müteahhitlerin ve sivil toplum örgütlerinin alandaki varlığı biraz önce söylemiş olduğumuz Ruslaştırma ve sorunu tekrar dondurma amaçlı projenin engellenmesi bakımından değerli ve hayatidir. Bu inisiyatifi ele almak bölgenin tamamına nüfuz edilmesi bakımından önem arz etmektedir.

Gereken adımlar atıldığında Karabağ’ın geri kalanını almak ve Nahcıvan üzerinde Türk Dünyasına bağlanmak için bir 30 yıl daha beklemeye ihtiyacımız olmadığı aşikârdır.

Doc.Dr. Murat KOÇ

YAZAR HAKKINDA