Logo
Çağ Üniversitesi
28.11.2019

YENİ NESİL SAVAŞ ÜZERİNE: ARAMCO SALDIRISININ MİKRO ANALİZİ

Doğukan BİNİCİ tarafından

YENİ NESİL SAVAŞ ÜZERİNE

 “ARAMCO SALDIRISININ MİKRO ANALİZİ”

1.Giriş:

Yüzyıllardır devam eden savaşlar, mücadeleler kendi içlerinde biriktirdiği tecrübe ile birlikte yeni saldırı yöntemlerini beraberinde getirmiştir. İnsan gücünün kullanılmasından ateş gücüne, ateş gücünün kullanılmasından sanayi gücüne ve günümüzde ise yapay zekânın ve otonom her türlü uygulamanın kullanılması aslında insanoğlunun uzun süreli mücadelelerinden elde ettiği, teknolojik tecrübelerinin yeni nesil savaş platformunda dışa vurumudur.

Değişen bu şartlar altında sahaya “yeni olanı” uygulamayı başarabilen, inşa etmiş olduğu kapasite ile birlikte, bölgesel denklemleri değiştirmenin yanı sıra gelişmeye devam eden saldırı yöntemlerinin de ilerlemesine katkıda bulunmaktadır. Bu doğrultuda geleceğin harp sahasının meskun mahallerde, harp sistemlerinin ise silahlı insansız hava araçlarında (Armed Unmanned Aerial Vehicle) yoğunlaşacağı yönünde  güçlü veriler bulunmaktadır.

Yeni konsepte kısa bir süre içerisinde uyum sağlayabilen terör unsurlarının yaratacakları etkinin en bariz örneği Aramco Petrol Tesislerine yapılan saldırılarda açıkça görülmüştür. Terörist kavramının ve terör unsurlarının mücadele yöntemlerinin teknoloji ile birlikte otonom sistemlere evrildiği içinde bulunduğumuz dönemde; Aramco tesislerine yapılan  saldırılar bu yazının konusunu oluşturmaktadır.

2.Giriş:

İnsan gücünün bir bütün halinde kullanıldığı 1.Nesil savaştan, gelişmiş teknolojinin imkânlarından yararlanarak uygulanan asimetrik eylemli 4. Nesil savaşlara giden süreç içerisinde yaşanan tüm değişimler devletlerin tehdit algılamasında revizyona gitmelerini zorunlu kılmıştır. Gelişen yeni nesil savaş ile birlikte yeni olana entegre olamayan, savunmasını; yaptığı yüksek maliyetli askeri harcamalar ile kuvvetlendirdiğini düşünen ülkelerin bir ‘Siyah Kuğu‘ etkisi (The Black Swan) ile karşılaşabileceğini, Husilerin Aramco petrol tesislerine yapmış olduğu saldırı açık bir şekilde göstermiştir. Teknolojinin en ileri ürünü hava savunma sistemleri ile petrol tesislerini koruyan Riyad yönetiminin böyle bir saldırının gerçekleşebileceğine ihtimal vermemiş olması, yeni ve maliyeti düşük olan Silahlı İnsansız Hava araçlarının saldırıda aktif bir rol oynaması değişmesi muhtemel olan askeri endüstrinin bir habercisidir.

Tarih boyunca sürekli bir gelişim ve dönüşüm içinde olan silah sistemleri bu değişimi takip edebilen, uygulayabilen devletlere çağ açıp kapatma imkanı vermiştir.Fatih Sultan Mehmed'in Şahi topu bu gelişimi yakalayabilen döneminin gelişmiş üst düzey bir konvansiyonel silahıydı.

Günümüzde ise içerisinde bulunduğumuz  '' Bilgi Çağı '' ile birlikte Yapay Zeka'nın bir ürünü olarak ortaya çıkan Otonom silahlar; geleceğin kalaşnikoflarıdır.İnsan denetiminden bağımsız bir şekilde hareket ederek hedefe odaklanıp, görevini icra etme yetisi kuvvetli bu sistemler geleceğin harp sahalarını şekillendirecek unsurlardır.Nükleer silahların aksine elde tutması kolay ve masrafsız olan Otonom silahlar; Yapay zekanın silahlanma yarışı aracı haline dönüşmesinin önünü açabilecektir.

Saldırının İncelenmesi

Abqaiq ve Khurais petrol tesislerine saldırının bir düzinenin üzerinde SİHA ve Cruise(Seyir) füzeleri ile gerçekleştirilmiş olması, uluslararası toplum nezdinde tanınmayan, terör unsuru olarak nitelendirilen Husilerin ulaşmış oldukları saldırı kapasitelerini açık bir şekilde göstermektedir.

Saldırı üzerinde bir çok spekülasyon olsa da odaklanılması gerekilen; Yapay Zeka ile tasarlanmış Otonom silahların bir sürü halinde kullanılmaları ile yaratabilecekleri etki ve bu etkinin karşılık bulabileceği bir tepkinin, bir hava savunma sisteminin henüz üretilmemiş olmasıdır ve bu eksiklik terör unsurlarını saldırılarında silahlı insansız hava araçları kullanmaya sevk etmektedir.

Saldırıda kullanıldığı iddia edilen ‘Delta Wing‘ SİHA’sı ve ‘Ya Ali‘ tipi Cruise Füzeleri İran üretim merkezlidir.İç savaşın başlamasından bu yana Husilere yönelik her türlü desteği gösteren İran, Husilerin Yemen ve Suudi Arabistan’dan ele geçirdiği mühimmatları efektif bir şekilde değerlendirerek Yemen’de ki temsilcisinin silah envanterini zenginleştirmektedir.

2015’te Husiler Yemen’in kıyı füze bataryaları ile Yemen cephaneliklerinde bulunan deniz mayınları ve su üstü füzelerini ele geçirmiştir.Tüm bu sistemler  Tahran’ın da desteği ile modernizasyon programına alınmış ve İran sistemleriyle entegre edilmiştir.Bu entegrasyon sonrası, Husiler otonom sistemleri karadan, havadan ve denizden saldırılar için kullanmaya başlamıştır.(Balkan, 2019)

Otonom silah sistemlerinin yaratmış olduğu etkinin bilincinde olan Husiler bu alanda silah sistemleri geliştirmeye, geliştirilen sistemlerin en iyi şekilde uygulanabilir olmasını sağlamaya çalışmaktadırlar.

Aramco Petrol tesislerine SİHA'lar ve  Cruise füzeleri ile yapılan saldırılar;

1) Bir SİHA sürüsünün ( Swarm of Armed Unmanned Aerial Vehicle ) yaratabileceği etkiyi

2) Yeni Saldırı yöntemlerine yönelik ülkelerin önlem alması gerçeğinin belirmesini

3) Terör unsurlarının sahip olduğu teknolojilerin detaylı bir şekilde araştırılması gerçeğini gözler önüne sermiştir.

Yüzlerce SİHA'dan oluşan bir sürünün harp sahasında yaratacağı etkiye bakacak olursak; düzinelerce tankı imha edip, askeri kayıp vermenizin önüne geçebilecektir.Keza aynı şekilde önemli enerji hatlarınızı, boru hatlarınızı ve stratejik noktalarınızı kontrol ederek size taktiksel bir üstünlük sağlayacaklardır.

Husilerin gerçekleştirmiş olduğu bu saldırı aslında bir ilk değil, öncesinde DAEŞ terör örgütünün sıkça başvurduğu bir saldırı yöntemidir.Bu minvalde terör unsurlarının SİHA gibi yeni savaş aygıtlarını kullanmaya başlamaları, ülkelerin bu alanda yeni silah sistemleri ve savunma sistemleri geliştirmelerini zorunlu kılmaktadır.

 

 

Sonuç

Nükleer silahların bir denge unsuru olarak kullanıldığı günümüzde, otonom silahların bu dengeyi farklı bir boyuta taşıyacağı; otonom silahlanma yarışının yakın bir tarih de önümüze geleceği son yaşanan Aramco saldırısı ile de açık bir şekilde kendisini göstermiştir.

Husilerin İran’ın desteği ile hem deniz hem de havadan otonom sistemlere adaptasyon sürecinde önemli bir aşamada olduğu görülmektedir.GPS’den bağımsız bir şekilde hareket ederek, birbiri ile etkileşim halinde olan drone sürülerinin yeni harp sahasında etkin bir şekilde kullanılacağı, sahada ki dengeyi Devlet ve Devlet Dışı Aktörler noktasında değiştireceğine kesin gözü ile bakabiliriz.

 

 

 

 

 KAYNAKÇA

(2017, Nisan 27).The Next Era Of Drones Will Be Defined by 'swarms'.Bbc. https://www.bbc.com/future/article/20170425-were-entering-the-next-era-of-drones adresinden alınmıştır.

 

Slaughterbots.(2019)..Autonomousweapons. https://autonomousweapons.org adresinden alınmıştır.

 

Yakar, H.(2019).Otonom Silah ve Yapay Zeka Üzerine.Jeosam. https://www.jeosam.org/otonom-silah-ve-yapay-zeka-uzerine/ adresinden alınmıştır.

 

Balkan, S.(2019).Devlet Dışı Silahlı Aktörler ve Terör Örgütlerinin Yeni Aracı:İHA.Seta. https://setav.org/assets/uploads/2019/02/130.Rapor-tamrapor-.pdf adresinden alınmıştır.

 

(2019, Eylül 18).Suudi Arabistan Aramco Saldırısında Kullanılan Silahları Sergiledi.IndependentTurkish. https://www.independentturkish.com/node/72161/dünya/suudi-arabistan-aramco-saldırısında-kullanılan-silahları-sergiledi-yemen-değil-iran adresinden alınmıştır.

Doğukan BİNİCİ

YAZAR HAKKINDA

Güney Güvenlik Okulu Danışma Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ortadoğu Masası Sorumlusu.